Merhaba, ben Nilüfer, şuan 33 yaşında, dul bir bayanım. O zamanlar Anadolunun bir kasabasına bağlı ücra bir köyde oturuyorduk ve 16 yaşıma yeni girmiştim. Köydeki hemen herkes gibi bizim de maddi durumumuz oldukça kötüydü. Herşey o yaz başladı. Yaz başında ilk kez Adet olmuştum ve annemin demesiyle genç kızlığa geçmiştim. Daha yeni çıkmaya başlayan Seks Hikayesi Çikolata Yuzunden Limondan biraz iri idi, kalçalarım ise ufacıklardı. İncecik vücudu olan, sarı saçlı, zayıf bir kızdım işte. Sabahları ev işlerinde anneme yardım ederdim, babam da köydeki küçücük bahçemizden geçimimizi sağlamaya çalışırdı. Öğleden sonraları da köyün çocukları ile toplanır, bahçelerde koşuşturur, köy meydanında oynardık. Ertesi gün sabah yine erkenden kalktım, her sabah yaptığım önce tavukları yemleyip, elime küçük kovalarımı alıp aşağıdaki dereye su taşımaya indim. O zamanlar evlerimizde su olmadığı için dereden taşırdık. Dere eve biraz uzaktı. Büyük kovaları taşıyamadığım için babam tenekelerden 2 küçük kova yapmıştı. Bunlarla her sabah dereye sefer yapardım. Tam derenin kenarına inmiş kovaları doldururken, Durmuş Seks Hikayesi Çikolata Yuzunden yanımda beliriverdi. Ayakkabıları da yeniydi! O anda gözlerim parladı. Çünkü çikolata, şeker gibi şeyler bizim için çok büyük şeylerdi, bayramdan bayrama ancak tadardık. Cebinden küçük bir şeker çıkarıp uzattı. Utanarak alıp açtım ve ağzıma atıverdim. O tekrar sıkı sıkı tembihledikten sonra, ayağındaki şalvarı usulca aşağı sıyırdı. O anda önünde sallanan şey dikkatimi çekti. Durmuş ağa sikini okşadıkça, siki biraz daha uzuyor ve dikleşiyordu. Durmuş ağanın siki bir süre sonra artık kocaman olmuş, başı mantar gibi şişmişti. Şimdi iki elimle tuttuğum sikini yavaş yavaş okşuyordum. Artık Durmuş ağa ellerini çekmiş, yanaklarımı saçlarımı okşuyordu. Sikin gövdesi artık avuçlarıma sığmıyordu. İki elimle tutmama rağmen, halen biraz kısmı ve başı açıkta idi. Durmuş ağa biraz dikleşip, boynuma, oradan da göğüslerime inerek, küçük öpücükler kondurmaya başladı. Önceleri gıdıklansam da, sonradan bunun hoşuma gittiğini fark ettim. Bir eliyle bir göğsümü okşarken, diğer göğsümü öpüyor, ucunu yalıyordu. Sonra elini entarimin eteğinin içine usulca sokup, kasıklarımı okşamaya başladı. Bu durum beni çok etkilemişti, o anda amımdan su aktığını hissetim. Artık Durmuş ağanın yarağını sıkıca kavramış, dibinden ucuna kadar hızılı hızlı sıvazlıyordum. Sonra göğüslerimi ağzının içine alıp, uçlarını emmeye başladı. Göğüslerim küçük olduğuğundan tamamı ağzının içine sığıyor, ağzında kayboluyordu. Sırayla bir sağ göğsümü, bir sol göğsümü ağzına alıyordu. Birden elimdeki yarağı kalp gibi atmaya, ucundan beyaz bir sıvı fışkırmaya başladı. Sonra da siki elimin içinde yavaş yavaş küçülmeye başladı. O an korku ile ellerimi çektim. Sabah oldu, herzamanki koşuşturma içinde öğleden sonra olmasını bekliyordum.
Durmuş ağanın siki bir süre sonra artık kocaman olmuş, başı mantar gibi şişmişti. Sırayla bir sağ göğsümü, bir sol göğsümü ağzına alıyordu. Hele bir tadını al, ondan sonra hep peşimde koşacaksın! Adını koyamadığım bu duygu yüzünden yüzüm kıpkırmızı olmuş, amım karıncalamaya başlamıştı. Herşey o yaz başladı.
Yazı gezinmesi
Öğleden sonra kahya ve diğer adamlarla buluştuk. O zamanlar Anadolunun bir kasabasına bağlı ücra bir köyde oturuyorduk ve 16 yaşıma. Nereden bilecektim ki o yaşlarda sex bağımlısı bir sikişme manyağı olacağımı? Merhaba, ben. Yine bir. Nilüfer, şuan 33 yaşında, dul bir bayanım. Ben ağzımdaki çikolatayı yedikten sonra, biraz da sikinin ucuna. O zamanlar Anadolunun bir kasabasına bağlı ücra bir köyde oturuyorduk ve Sıcağın da etkisi ile iyice erimiş olan çikolatadan parmağıyla biraz alıp ağzıma soktu. Merhaba, ben Nilüfer, şuan 33 yaşında, dul bir bayanım.Dilimle önce biraz yaladım, çikolatanın tadı ağzıma gelince çok hoşuma gitti ve dondurma yalar gibi hızlı hızlı yalamaya başladım. Kafamı hemen çektim, öğürmeye başladım. Birden elimdeki yarağı kalp gibi atmaya, ucundan beyaz bir sıvı fışkırmaya başladı. Bir süre daha göğüslerimi öpüp okşadı, bu sırada bacaklarımı ve kasıklarımı da sürekli okşuyor, hafif hafif sıkıyordu. Bütün çocuklar ona hep hayran hayran bakardık. Hemen yanına koştum. Öğleden sonraları da köyün çocukları ile toplanır, bahçelerde koşuşturur, köy meydanında oynardık. Cebinden küçük bir şeker çıkarıp uzattı. Ertesi gün sabah yine erkenden kalktım, her sabah yaptığım önce tavukları yemleyip, elime küçük kovalarımı alıp aşağıdaki dereye su taşımaya indim. Daha yeni çıkmaya başlayan göğüslerim Limondan biraz iri idi, kalçalarım ise ufacıklardı. Büyük kovaları taşıyamadığım için babam tenekelerden 2 küçük kova yapmıştı. O ise yavaş yavaş vücudumu okşuyordu. Çünkü çikolata, şeker gibi şeyler bizim için çok büyük şeylerdi, bayramdan bayrama ancak tadardık. Durmuş ağanın siki bir süre sonra artık kocaman olmuş, başı mantar gibi şişmişti. O zamanlar Anadolunun bir kasabasına bağlı ücra bir köyde oturuyorduk ve 16 yaşıma yeni girmiştim. Çerezlerin nasıl kontrol edileceği dahil, daha fazla bilgi edinmek için buraya bakın: Çerez Politikası. Ama ben halen sikini yalayıp, emmeye ve okşamaya çalışıyordum. Yaz başında ilk kez Adet olmuştum ve annemin demesiyle genç kızlığa geçmiştim. İlişkili Yazılar. O anda önünde sallanan şey dikkatimi çekti. Vücudumu tekrar ateş basmıştı. Yorum bırakın Cevabı iptal et. O anda gözlerim parladı. Bu arada Durmuş ağa entarimin yakasındaki 3 düğmeyi açıp, entarinin omuzlarından aşağı usulca çekti, entarinin üstü ve atletim bir anda belime düşüverdi. Ne dediğini tam anlamamıştım, ama hemen yaka düğmelerimi çözüp, entarimin üstünü atletimle beraber belime sıyırıverdim. Çikolatayı bana uzattı, ama ben tam alacakken çekti. Köydeki hemen herkes gibi bizim de maddi durumumuz oldukça kötüydü. Halen kollarım boynunda sarılı idi, başım omuzunda duruyordu. Previous Post mustafa beni zevkten uçurmuştu. Sonra diğer elini donumun içine kaydırdı. Şimdi oturum açın. Bu çok hoşuma gitmiş ve küçük bir gülümseme olmuştu yüzümde, yoluma devam edip eve ulaştım. Sikini ağzıma ittirip ensemden bastırınca, ağzım o sıvıyla dolmuştu. Ağzımı kocaman açıp, sikinin kafasını ağzıma aldım, ama çok büyüktü, bütün ağzımı doldurmuştu, burnumdan zor nefes alıyordum. Dün yaptığın gibi yapacaksın, hadi mutlu et ağanın kalkmış yarağını, küçük meleğim!